10 Ağustos 2020 Hoşgeldiniz
Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

RUHUN GEMİSİ

kategorisinde, 26 Tem 2020 - 09:43 tarihinde yayınlandı 6 defa okundu
RUHUN GEMİSİ
Tüm Yazıları

Ruhun bir gemisi olsa…
Ve bu gemi, Nuh’un gemisi gibi türlü güzelliklerle dolsa…
Kaç kişiyi, kaç sevdiğiniz kutsal bedeni bu gemiye almak isterdiniz siz?
Sahi, kaç sahih beden var etrafınızda?
Değerliler sahihse, diğerleri holôgram olmalı mutlaka!…

Koca bir hayat yaşadınız da kaçı baki kaldı sanki sizinle?
Kaçını yaşadığınız sürece hep yanınızda istediniz, kaçından kaçtınız?
Belki de mutluluğu, tüm cihanda iken sadece civarda sandınız.

Hayatımıza açık kalmış bir kapı misali, düstursuzca giriş çıkış yapmış, büyük küçük, ünlü ünsüz, iyi kötü rollerde yer almış, gerekli gereksiz müdahalelerde bulunmuş, kontrollü kontrolsüz hayatımızın en içine kadar sızmış belki binlerce kişi vardır. Bir çoğu manen ölmüş, sonsuzluğa gömülmüş bir sürü fuzuli kişi…
Oysaki bize hayatta olduğu kadar, yürekte de hep diri olanlar gerekli.
Peki bu insanlarla hayatımızın kesişmesi neye alâmetti?
Amaçları neydi? Gerekli miydi, gereksiz miydi?
Gereksizse niye girdi?
Orasını bilemeyiz lakin biliriz ki, her daim hep iyi olanlar yeğlendi.

Nokta, an demek şu ucu bucağı olmayan kâinatta…
Ve ben de o anın en aktif kahramanı…
Tabii kendi filmimin içerisinde…
Peki o halde, kimler olmalı benim ruhumun gemisinde?

Bugün bir Ruhun Gemisini inşa etseniz, kaç tane eşsiz ruhu güvertenize dizerdiniz?
Yani seçimleriniz hep sizin miydi, peki siz sizin miydiniz?

Benim güvertem kesin çok kalabalık olurdu…
Dolayısıyla da o büyüklükte bir gemi inşa ederdim.
Ama güverteye dizdiğim o çok sevdiğim ruhların asıl değerini de ancak, kendi tufanım koptuğunda öğrenebilirdim.
Güverte gönül demektir aslında, hem de tertemiz olması gereken…
Ve yine mutlak aynı temizlikteki insanları hak eden.

Nuh’un gemisi; tufan kopmadan önce inşa edildi en kıymetlileri kurtarabilmek adına…
Ruhun gemisi ise senin küçük kıyametinle kalkacak ve içindekiler seni sonsuzluğa taşıyacak aslında.

Bugün bir Ruhun Gemisi olsa, hak edip hak etmeyenleri bütün hakkaniyetinizle siz ayırt edebilir miydiniz acaba?
Sahi, kaç sahih beden sizinle yol alacak ve hep yüreğinizin sahiline vuracak daha…
“Sahi, kaç sahih beden?”
İşte bu soru, gerçekten de en zoru…
Çünkü insanoğlunun içi, Nuh’un Gemisi’nden de dolu.

Filiz Aris.

YORUM YAZ
sanalbasin.com üyesidir