21 Ekim 2020 Hoşgeldiniz
Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Filiz Kalan Yanım

kategorisinde, 14 Eki 2020 - 11:05 tarihinde yayınlandı 4 defa okundu
Filiz Kalan Yanım
Tüm Yazıları

Yağmurlu bir havada, dolaştığım sokaklardan da ıslak, sırılsıklam olmuşluğum; hayli mevcuttur hayatta.
Bastığım yaprakların çıtırtı seslerine, içimin cız ettiği, baktığım suratların endişeli kıvrımlarına, yüreğimin yufka kesildiği ve her defasında o insanların bedenlerinin içerisine girip, onların adına yaşamışlığım da oldu tekrar tekrar tüm kederlerini… 

Bir gönüle girip tarumar etmişliğim oldu ama, bir bahçeye girip ot yolmuşluğum bile olmadı hiç mesela.
Kuralları çiğnemişliğim vardır, karıncaları ise aslâ.
Bir kahraman sayılabilirim belki biraz ben… Zira insan kurtarmışlığım yok ama böcek ve karınca gibi canlıları çok kurtarmışımdır birkaç materyâl yardımıyla.
Sonra o kurtardığım cırcır böcekleriyle şarkı söylemişliğim, kelebeklerle raks etmişliğim bile var.
Bundan daha masum bir mutluluk olabilir mi hiç hayatta?

Kağıttan gemiler yapıp yüzdürmüşlüğüm hatta türlü fikirlerimle, karadan gemi yürütmüşlüğüm dahi var.
Kabuklu, kabuksuz her türlü yaralara inat, tüm ağaçlara tırmanmışlığım, olgun ya da ham tüm meyveleri tatmışlığım, kalbimin ritmini bozacak kadar aşka inanmışlığım da vardır üstelik.
Aldığım her nefesi, vermeye kıyamayacak kadar sevmişliğim, günü, güneşi ile birlikte içime çekmişliğim…
Sevdiğimi değil ama sevmediklerimi bir bir terk etmişliğim de var üstelik tüm kötü huylarımla beraber.

Dizlerime kadar kara, yüreğime kadar aşka batmışlığım var ayrıca, ama gemilerimi ne yakar ne de batırırım, bu bilinmez ummanda.
Seyrine aşık olduğum en şık gün batımlarına inat, o batarken doğmuşluğum vardır meselâ tekrar tekrar dünyaya.
En mühimi ise; içimde ninnilerle uyuttuğum ve hiç uyandırmadığım, en masum yanım var büyümesin ve aslâ kirlenmesin diye… 
Bundan dolayı hiç büyümemiş, hep filiz kalmıştır ruhum belki de.

Güzeli sevenlere inat iyiyi…
Kolayı sevenlere inat zoru seçtim itina ile hep ben…
Bildim ki; en güzel çiçek dikenli, en güzel manzara uçurumuyla heybetli…
Ve hayata geçirilecek her başarı biraz meşakkatliydi.
Bu sebeple, önünde saygı duruşunda bulunmuşluğum vardır hayata…
Ama önünde eğilmişliğim olmaz, olamaz aslâ.
Zira tüm eğilmeler yalnızca ALLAH’A.

Siz de bir yanınızı filiz bırakın mutlaka… Sağlıcakla.

Filiz Aris.

YORUM YAZ
sanalbasin.com üyesidir